250 YORUM
Wednesday, July 05, 2006 EDİTÃR Korsan Sözlük.

Son Düzlük
İbrahim Tenekeci
BİRUN YAYINLARI / Edebiyat
Yazmak, faniliğin saldırısına karşı, bazı yetenekli insanların gösterdiği reflekstir. Refleks ne kadar güçlü olursa, refleks sahibi o kadar uzun yaşar.
Bu, şu anlama geliyor: Edebiyatçılar, genellikle ömürlerini uzatmak için yazarlar. Mesela Mehmet Akif Ersoy hala yaşıyor, yaşamaya da devam edecek. Yunus Emre veya Şeyh Galip de öyle. Fakat bu insanların arkadaşlarını, yaşıtlarını kim biliyor? Kimse...
Biraz dikkat edince ; ayakta kalan, ömrü uzayan isimlerin, edebiyata meslek olarak değil de mesele olarak baktıklarını görüyoruz.
Yine, ayakta kalan edebiyatçıların, edebiyatı tutunacak dal olarak değil, dikilecek fidan olarak gördüklerini biliyorum. Malum: tutunduğumuz dal kırılırsa uçuruma yuvarlanırız, fakat diktiğimiz fidan kurursa, yenisini dikeriz.

Bütün Yazıları
Asaf Halet Çelebi
YAPI KREDİ YAYINLARI
Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin önemli isimlerinden Asaf Halet Çelebi (1907-1958), otuzlu yılların sonundan ölümüne kadar geçen süre içinde yazdığı şiirleriyle geniş bir ilgi alanı yaratmıştır.
Bu ilgi alanı, farklı yaklaşımları, beğeniyi ve eleştiriyi birlikte içerir. 40'lı yıllardan itibaren eleştirel yazılarıyla da öne çıkan Çelebi'nin yazılarındaki konu dağarcığı onun çok yönlü bir sanatçı olduğunu kanıtlar.
Asaf Halet Çelebi'nin bütün yazılarını, konferanslarını ve kendisiyle yapılan konuşmaları içeren Bütün Yazıları'nın ilk basımı, ölümünün kırkıncı yılı olan 1998'de yapılmıştı. Yeni basımda yeni bulunmuş yazılar, konuşmalar ve anketler yer alıyor...

Kuyruktan Uyruğa
Muhsin Kızılkaya
SEL YAYINLARI / İnceleme Dizisi
Yazıyla tanışmadığım yıllarda "Kürt" kelimesi yasaktı. İnsanlar kendilerini veya birini tanıtırken, "Doğulu" derlerdi. Kürtleri aşağılayan nice sıfatların içinde en revaçta olanı "kuyruklu Kürt"tü.
Uzun yıllar ise, "Kürtlere Kürt denmeli, denmemeli mi" tartışmalarıyla geçti. Yazıyı kendime iş edindiğim yıllara gelince artık Kürtlere "Kürt" demek yasak değildi. Herkes canla başla bir "uyruk" bulmaya çalışıyordu onlara. "Kart-kurt", "alt kimlik", "üst kimlik", "sözde vatandaş" derken Kürtlere "Kürt" demek serbest artık bugün.
İşte bu kitaptaki yazıların önemli bir bölümünde, bütün bu sürecin çeşitli veçheleri vardır.

Bütün Kadınların Kafası Karıştır
Ece Temelkuran
EVEREST YAYINLARI / Şiir-Metin Dizisi
(BÜTÜN ÇOCUKLAR, BİR KEZ OLSUN, ANNE VE
BABALARINI CEZALANDIRMAK İÇİN ÖLMEYİ
DÜŞÜNMÜŞTÜR MUTLAKA. VE NEDENSE HEP
AĞLAMIŞLARDIR DÜŞÜN SONUNDA. BELKİ BU ÖYKÜ
DE BİR CEZALANDIRMA AĞLAMA?
AYNALI YASTIKLARA YATIYORUM
YAŞLANIYORUM SALLANAN APARTMANLARDA
AMA DENİZE YAZIYORUM SENİ YİNE DE
İLK KEZ
KÜÇÜK KARA BALIĞIN BIÇAĞI KIRILIYOR
SERÇE TELAŞLI DEĞİLSE, ÖLMÜŞTÜR

Dengbejlerim
Mehmed Uzun
İTHAKİ YAYINLARI / Deneme Dizisi
Mehmed Uzun, 'Dengbêjlerim' başlıklı uzun soluklu denemesinde, insanlığın en eski sözel yazın deneyimlerinden birini konu alıyor. Bu, Homeraos'tan başlayıp günümüze uzanan ve canlı izleri hala yakalanabilen söylencenlerden biridir. Burada anlatılan söylence aktarıcılarının söylencesidir bir yerde. Sözün ve dilin anlatımsız adını yakalayacaksınız burada. Mehmed Uzun, 'önce söz ve kelam vardı' diyor... 'Mehmed Uzun'un akıcı bir anlatım var, okuru yormayan bir anlatım...' Fethi Naci, Yeni Yüzyıl, Türkiye 'Özgün bir yazarlık, edebiyat dünyasında özgün bir pencere' Tabias Regnell, Göteborgs-Posten, İsveç 'Mehmed uzun'un kurgusu, tarihi olayların gücü, hayal ve düşlerle, olay ve arzularla tüm bir Kürt tarihi, olanca genişliği ile gözler önüne seriliyor 'Siya Evine' / 'Yitik Bir Aşkın Gölgesinde'de...' Eskere Boyik, Riya Teze, Ermenistan 'Mehmed Uzun'un güçlü, derin hümanist mesajları var. Bir dünya yurtaşı olarak görüyor kendiini ve edebiyatın, hoşgörüsüzlüklerin yarattığı karşıtlıklaürın kalrırılmasında önemli bir işlevi olacağına inanıyor'. Ingalill Österberg, Vasabladet, Finlandiya 'Mehmed Uzun, üç dilli bir yazar, ama en çok Kürkçe ile, bu dillerinin en rencide edilmiş olanıyla üretken bir yazarlığı sürdürmekte, Kürtçe yazmanın ve Kürtçeden çevrilebilmenin, uluslararası dillere ulaşmanın ne kadar zor olduğunu bildiği halde...' Nikos Kasdaglis, Enteykthpio, Yunanistan (Arka Kapak)

Mavi ve Kara
Denemeler, (1940-1973)
Sabahattin Eyüboğlu
ÇAĞDAŞ / Bestseller Dizisi
Köklü ve derin bir soyekinin (kültürün) temsilcisi olan değerli yazın ve sanat adamı, eğitimci, eleştirmen, denemeci, düşünür ve bilge kişilliğiyle aydınlarımızca çok iyi bilinen Sabahattin Eyuboğlu'nu bütün yazılarını, denemelerini topladığı 'Mavi ve Kara' adlı yapıtı -üçüncü basıdan itibaren yapılan eklerle- dördüncü basısına ulaşmış oldu. Eyüboğlu'nun bu yapıtının içeriğini kısaca şöyle değerlendirebiliriz: Uygarlık nedir, geçmiş-gelecek nedir? Bu sorunları, ileri bir tarih görüşü içinde temellendiren bir kitaptır elinizdeki, Atatürk'ün tarih savuncası (tezi), yüceltici bir derinlikte yorumlanmaktadır bizce. Dost ve dostluk sözündeki sıcaklığın, köklü bir halk sevgisinin yanında, çağdaş bir ulus olmanın ilkelerini de olanca derinliğiyle, apaçık gösteriyor kişiye. Anadolu'yu anayurt saymamız ve o topraklar üstünde gelmiş geçmiş bütün uygarlıkları benimseyerek, bir 'Türk bireşimi (sentezi)'ne ulaşmamızın gerekliliğini de yansıtmaktadır. Sami Karaören (Arka Kapak)